"Enter"a basıp içeriğe geçin

Cumhuriyet Kurulurken Emek ve Sol Sempozyumu Tamamlandı

Otuzuncu kuruluş yılında olan TÜSTAV, yüzüncü yılına girmekte olan Cumhuriyet tarihini geçtiğimiz hafta sonu (12-13 Kasım 2022) İzmir’de düzenlenen bir sempozyumla tartışmaya açtı. “Cumhuriyet Kurulurken Emek ve Sol” başlıklı etkinlik, Cumhuriyet’in kuruluş sürecini eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirmeyi amaçlamaktaydı. Sempozyum, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinden başlayarak 1950’li yıllara kadar uzanan geniş bir süreci emeğin, işçi hareketleri ve sol hareketlerin penceresinden ele alan tebliğler ile oldukça zengin bir içeriğe sahipti. İzmir Sanat – İzmir Fuarı’nda gerçekleşen sempozyuma yoğun bir ilgi ve katılım gözlendi. Gerek konuşmacılar gerek izleyenler arasında genç akademisyenlerin oranı dikkat çekiciydi.

Sempozyum, Vakıf Başkanı Erol Ülker’in açılış konuşmasıyla başladı. Ülker konuşmasında TÜSTAV’ın açık veri, açık bilgi prensibine bağlı bir arşiv kurumu olma vasfının yanı sıra, akademik anlamda enstitüleşmeyi hedefleyen bir tarih ve araştırma kurumu olduğunu belirtti. TÜSTAV’ın özgünlüğünü şu sözlerle vurguladı:

TÜSTAV son derece özgün bir kuruluş hiç şüphesiz. Neoliberalizm ve onunla birlikte ana-akım entelektüel üretime büyük ölçüde egemen olan muhafazakâr, postmodern ideolojiler sosyalizmi dogmatizmle suçlarken TÜSTAV 1990’lı yılların başlarından itibaren sol örgütlenmelerin ve emeğin arşivlerini bir araya getirerek tam tersi bir eleştirel tarih yaklaşımının temellerini atıyordu. O arşivler yalnızca başarıların, demokrasi ve sosyalizm mücadelesine yapılan katkıların değil aynı zamanda hataların ve yenilgilerin de belgelerinden oluşuyor. TÜSTAV bu belgeleri iyi ya da kötü, faydalı ya da zararlı olarak sınıflayarak ya da eleyerek değil, olduğu gibi ve bulunabildiği kadarıyla bir araya getirdi. Geleneği dogmatikleştirerek değil eleştirel bir süzgeçten geçirerek sahiplenmeyi tercih etti. TÜSTAV’a ilgi gösteren, üye olmak için başvuruda bulunan ve faaliyetlerine gönüllü destek veren genç akademisyenlerin ve aydınların sayısındaki artışın önemli bir nedeninin de özeleştiriden kaçınmayan bu tutum olduğunu düşünüyorum.

TÜSTAV Başkanı Erol Ülker açış konuşmasını yapıyor

Sempozyumun açılış tebliği Prof. Dr. İlhan Tekeli tarafından “Cumhuriyet, Osmanlı Döneminde İzmir ve Hinterlandında Yaşanan Kapitalistleşme ve Modernleşme Süreçlerine Ne Değişiklik Getirdi?” başlığıyla sunuldu. Prof. Tekeli konuşmasında, Osmanlı modernleşme ve kapitalistleşme süreçlerini longue durée perspektifiyle ele aldı. Osmanlı modernleşme/kapitalistleşme sürecinin 16. yüzyılda desantralize bir şekilde başladığını belirten Prof. Tekeli, daha sonra Osmanlıların kapitalizmin ve modernleşmenin kurumlarını utangaç bir tavırla tamamlamaya çalıştıklarını vurguladı. Bu bağlamda Cumhuriyet utangaç modernleşmeden radikal bir kopuşu temsil ediyordu.  Prof. Tekeli’ye göre 1923-1948 Cumhuriyet’in radikal modernite yıllarıydı ve bu dönemde iç pazar oluşturmaya yönelik çabalar öne çıkmaktaydı. 1600 – 1950 gibi uzun bir süreci utangaç modernite – köktenci/radikal modernite ekseninde tartışan Prof. Tekeli konuşmasında özellikle İzmir ve çevresine odaklandı, bu bölgede kapitalizm ve emek süreçlerini analiz etti. Prof. Tekeli’nin sunduğu çerçeve, takip eden konuşmaları bütünlüklü bir bağlama oturtarak sempozyuma çok değerli bir katkı yaptı.

Prof. Dr. İlhan Tekeli Sempozyumun açılış tebliğini sunuyor

Sempozyumun cumartesi öğleden sonra gerçekleşen ilk oturumu Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Etnik-Dinî Ayrışma, Mübadele ve İşçi Sınıfı başlığını taşıyordu. TÜSTAV üyesi Ayşe Köse Badur’un başkanlık ettiği oturumda Hamit Erdem, Aytek Soner Alpan ve Erkan Serçe’nin yaptığı sunumlar temel olarak Osmanlı İmparatorluğu’ndaki etnik-dini bölünmeyi ve bunun Cumhuriyet’e bıraktığı mirası merkeze aldı. Hamit Erdem, komünist lider Mustafa Suphi’nin federalizm konusundaki görüşlerine, Aytek Soner Alpan 1923 Türk-Yunan Mübadelesi’nin iktisadî ve demografik sonuçlarına, Erkan Serçe ise 1908-1925 dönemi İzmir’inde işçi sınıfının genel yapısıyla bunun işçi mücadeleleri açısından sonuçlarına odaklandı.

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Etnik-Dinî Ayrışma, Mübadele ve İşçi Sınıfı Oturumu

Yine cumartesi günü gerçekleşen İşgalden Cumhuriyet’e Sol, Emek ve Toplumsal Cinsiyet oturumuna TÜSTAV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Akgün başkanlık etti. Erol Ülker, Gülhan Balsoy ve Hakan Koçak sundukları tebliğlerde Mütareke Dönemi’nden 1940’ların sonlarına kadar uzanan dönemde sol hareketlerin faaliyetlerine, çalışan kadınların sınıfsal çelişkiler ve toplumsal cinsiyet meseleleri karşısındaki konumlanışına ve iktidar partisi CHP’nin emek kesimlerine karşı takındığı himayeci tutumun İzmir İşçi-Esnaf Birliği ekseninde nasıl somutlaştığına değindiler.

İşgalden Cumhuriyet’e Sol, Emek ve Toplumsal Cinsiyet Oturumu

Pazar günü gerçekleşen Cumhuriyet Kurulurken İzmir’de İktisadî Dönüşüm, Sol Hareketler ve İşçiler oturumuna TÜSTAV Mütevelli Heyeti Üyesi İdris Lütfü Melek başkanlık etti. Bu oturumda Ayşe Köse Badur, Alp Yücel Kaya, Önder Akgül ve Ömer Durmaz İzmir’i merkeze alan sunumlar yaptılar. İzmir’de kapitalistleşmenin dinamikleri ve emek süreçleri açısından sonuçları, İşgal Dönemi’nden Cumhuriyet’in ilk yıllarına sol hareketlerin faaliyetleriyle anti-komünizmin etkileri, bir emek kategorisi olarak sanatçı işçiler sempozyumun son oturumunda öne çıkan başlıca temalar oldu.

Etkinliğin son bölümü tartışma ve değerlendirmeye ayrıldı. Salonda bulunan tüm katılımcılara düşüncelerini ifade edebilmek ve soru sorabilmek için söz hakkı verildiği bu bölüm, oturumlarda öne çıkan konulara ilişkin tartışmalara sahne oldu. 

Sempozyum toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

Bu etkinliği mümkün kılan İzmir – TÜSTAV üye ve dostlarına, başta İlhan Tekeli Hocamız olmak üzere tüm konuşmacılara ve katılımcılara, İzmir Sanat emekçilerine içtenlikle teşekkür ediyoruz.

Gelecek sempozyum ve konferanslarda buluşmak dileğiyle,

TÜSTAV