"Enter"a basıp içeriğe geçin

CENAN BIÇAKÇI’NIN SOSYALİST DEVRİM PARTİSİ İÇİN YAPTIĞI RADYO KONUŞMASI

1975 yılında Mehmet Ali Aybar önderliğinde kurulan Sosyalist Devrim Partisi’nin tüzük gereği 2 dönemden çok yöneticilik yapılamaması hükmü çerçevesinde 1979’da genel başkanı olan Cenan Bıçakçı’nın (1933-1995) partisi için yaptığı radyo propaganda konuşması.

Konuşmanın tamamına TÜSTAV Ses Arşivi‘nde bulunan CD-012 B-5 kodlu kayıttan arşivlerden yararlanma koşulları uyarınca Arşiv Yararlanma Formu doldurularak erişilebilir.


Konuşma Çözümü:

Köylüler, emekçiler, arkadaşlarım!

Her parti “Oyunu bana ver, Türkiye’yi ben kurtaracağım” dediğine göre, Türkiye zor durumda. Türkiye’nin zor durumda olduğu doğru ama neden bu duruma geldik? Bunu hiç kimse söylemiyor. Ülkemiz, bu duruma iki yüz yıldan beri uygulanan kapitalist sistemden dolayı geldi, Osmanlı İmparatorluğundan beri. Biliyorsunuz, Osmanlı İmparatorluğu bu nedenle battı. Cumhuriyetten sonra da kapitalist yolla kalkınma sevdasına düşüldü. Hele 1947’de Cumhuriyet Halk Partisi’nin Amerika ile yaptığı ilk anlaşma ile bu kez dışa bağımlı kapitalist sistemin yolu açıldı. Ondan sonra gelen Bayarlar, Menderesler, Demireller, 12 Mart Hükümetleri, İnönülü – İnönüsüz koalisyonlar hepsi aynı yolu izlediler. Bunların birbirlerine saldırmalarına bakıp ayrı parti olduklarını sanmayın. Hepsi kapitalist partiler. Hepsi aynı yolu izleyen partiler.

Adalet partisi sermayenin baş dostu Amerikancı bir partidir. Borç yiğidin kamçısı tekerlemesi ile aldığı dolarları kendi kasalarına aktarır. Bu arada eşi dostu da ihmal etmez. Konuşmalarına bakarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni Adalet Partisi’nden ayrı bir parti zannedersiniz. Hayır. O da aynı. 1977 seçimlerinde Ecevit, “Demirel dış devletlere karşı itibarını yitirdi. Borç para alamaz. Ben gelirsem çok rahat borç para alırım” diyerek iktidara geldi. Bildiğiniz gibi Başbakan olur olmaz da kapı kapı dolaştı, Amerika – Rusya demeden bir dolara bin takla attı. O zamandan koymuştu kafasına borçla yaşamayı ve biliyorsunuz sonradan IMF’ye boyun eğmekten kurtulamadı. Erbakan’ın partisi mi kapitalist olmayan parti? O da aynı. O da Amerika’yla Avrupa’yla uzaklaşalım ama Arap petrol krallarının emrinde bir İslam sosyalizmine girelim diyor. Kapitalizmle kalkınmaya çalışmak, atla denizi geçmeye benzer. Sonunda mutlaka boğulursunuz. İşte Türkiye budur.